
malum, 70'ler türk sinemasına erotik filmler yılları olarak geçse bile aile filmleri dönemi olarak da geçmiştir. yani adile naşit ve münir özkul'lu filmler. 70'lerdeki bu tür aile filmlerinin devrimi engel olduğu yönünde görüşler de vardır. çünkü münir özkul, otoriter baba olarak ortaya çıkar ve her daim aile namusunu koruduğu gibi patrona haddini bildirir. hakkını eninde sonunda alır. sinema seyircisi işçiler de gülerek ve övünerek evlerine döner. çünkü o hiç sevmedikleri patronlarına karşı bir filmde daha zafer kazanmışlardır.
şaka bir yana, o devirde işçi hakları o kadar gelişmiştir ki hala daha o seviyeye gelemedik. o dönem sendikasız işçi çalıştıran şirketleri çarşaf çarşaf afişe eden cumhuriyet gazetesinin matbaasında çalışan işçilerinin sendikasız oluşu da ilginç. 80 darbesinden sonra patronların bu işçilere karşı intikamı feci olmuştur. tüm hakları gaspedilen işçi sınıfı resmen senelerce sömürülmüştür. hala daha taksim'e çıkmalarına izin bile verilmiyor. küçük kamyonetlerde taşınıp sel sırasında boğularak ölüyorlar. ülkenin gerçek türban problemi çalışan başörtülü kadınların içler acısı haliyken, okusa bile kocasının evinden çıkmayacak kadınlar için insanlar kıçlarını yırtıyor.
neyse, filmimize dönelim. film, bildiğimiz aile filmi işte. vecihi rolündeki şener şen, fecihi bir performans sergiler. olağanüstüdür. ama önemli olan bu değil elbette. bir sahne var ki harbiden çok ilginç. hiçbir türk filminde öyle diyaloglara rastlamadım ve hatta şimdi sıradan bir dizide aynı diyaloglar geçse kıyamet kopar. sahne şu:
sabun işinin fiyasko ile sonuçlanmasından sonra baba(münir özkul) aileyi sorguya çekmektedir. yeni alınan damadın çulsuz olduğunu ve evin bile elden gittiğini öğrence çıldırır. onlara bildik ses tonu bile yemeyip yedirdiğini, giymeyip giydirdiğini, bu yapılanları haketmediği anlatır. işte tam o sırada aile karşı saldıraya geçer. kızların kocaları, babalarından daha değerli hala gelmiştir! ıtır esen, müjde ar, ayşen gruda ve kocasının arkasından olmadık işler çeviren adile naşit, suçlarının farkına varırlar ve yağ gibi üste çıkmaya çabalarlar. babayı dört bir yandan kuşatmışlardır ve ona bağırarak, onu aşağılamaya başlar.
ıtır esen: "ne zaman gün yüzü gösterdin bize!"
ayşen gruda: "neyimiz tam oldu ki!"
ıtır esen: "eve ekmek getiriyorsun da noldu?"
müjde ar: "senin yaptığını hayvanlar da yapıyor!"
müjde ar: "köpekler de yavrularını besliyor!"
adile naşit: "ehh yeter be. ev benim değil mi? sattımsa ben sattım. sana noluyor?!"
üst üste aldığı yumruklarla abandone olup tüm otoritesi sarsılan ve aşağılanan baba mahvolur ve evi terk eder. tüm aile şerefini yitirmiştir! artık işçiler de umrunda değildir!
ama film böyle bitmez tabi. türk aile yapısına ve babaya böyle bir saldırı yapılamaz. eninde sonunda baba hakettiği saygınlığa bir daha kavuşmalıdır. babanın saygınlığı korunmalıdır. o ağza alınmayacak hakaretlerin yapıldığı akşam, evde tüm aile, babalarının ne kadar mükemmel bir insan olduğundan bahsetmektedir. ağızlarından çıkan laflar yüzünden pişmanlık duyuyorlardır. tüm aile, adile naşit dahil kötü yola düşmek üzeredir! anne adile naşit bu konuşmalarda da son noktayı koyar:
"keşke başımızda olsa. ben onun ayaklarını öpmeye de razıyım!"
tabii gerek adile naşit'in kocasının arkasından iş çevirmesi ve gerekse diğer sebeplerden film vizyona girdiğinde yeterli hasılatı yapamaz. hatta tutmaz. tv'ler sayesinde bu kadar popüler olur.











ama bu 6 km uzunluğundaki laboratuardan sadece 2 kişinin haberi vardır. dee dee ve dexter'ın en büyük rakibi mandark'ın. mandark hippi anne babası tarafından oldukça doğal ortamlarda ve cinsiyetsiz biri olarak büyütülmüş, doğadan nefret eden, teknoloji ve dee dee aşığı bir tip. zafer kazandığını sandığı zamanlardaki kahkası müthiş. onun gibi zafer kahkahası atasım var, o derece. seslendiren büyük iş yapmış. neyse, dee dee'nin mandark'ın kendisine olan aşkından hala haberi yok. mandark'ın tek amacı dexter'ı ve laboratuarını yok etmek. bu amaçla kendi laboratuarını kuruyor! onunkide 6 km. hippi anne ve babasından hefret ediyor! gerçi dexter'ın anne babası da olur karakterler değil hani. annesi tam bir temizlik hastası. sürekli temizlik yapan, koca kıçlı, elinde bulaşık eldiveni eksik olmayan bir karakter. babası da bilim adamı. dexter'ın en en en büyük korkusu anne ve babasının laboratuarından haberdar olması. bunun için oldukça saf görünüşlü anne ve babasını kandırması gerekiyor. laboratuarının girişi kitaplığının arkası. dee dee savar silahları da var. ama içeri girme ve kırıp dökme konusunda dee dee'yi hiç bir güç engeleyemez.
tabii bu oldukça asosyal dexter'ın da ilginç yönleri var. mesela sevgilisi! dikdörtgen t-3000 bilgisayar dexter'ın gizli laboratuvarının enerji, güç, plan, proje gibi işlerini yöneten bilgisayarıdır. süper zekidir. onu dexter imal etmiştir.



